Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

9 Haziran 2014 Pazartesi

OROSPU ÇOCUĞU JERRY!



Sakin ve huzurlu uyanmıştı adam. En az dört beş saat kesintisiz uyumuştu ve son zamanlarda neredeyse hiç uyuyamadığı düşünüldüğünde bu durum bedeni ve aklı için ciddi bir iyileşme belirtisiydi...

Uyanır uyanmaz sağ elini sol tarafına götürdü. Epeydir sol göğüs kafesinin altında tuhaf kıpırtılar oluyordu (ya da ona öyle geliyordu) ve bu durum onda bir tür tik ortaya çıkarmıştı. Eli yine sol tarafına gitti. Her şey normaldi. Biraz oyalanıp yukarı çıktı. Üst katta kahvaltı sofrası hazırdı. Normalde o saatlerde hiçbir şey istemezdi canı kahve ve sigara dışında. Ama o sabah hemen sofraya kurulup ekmek zeytin peynir triosuyla onbeş dakika sevişti. Tekrar aşağıya indi sonra. Bir sigara yaktı, beraberinde getirdiği çayla beraber içti. Bilgisayarı açtı. Bir süre boş boş ekrana bakıp kapattı. İyiydi. Uzun zaman sonra her şey normal gibiydi...

Bunları düşünüp biraz gülümsedi. Sonra tekrar yatağa geçti. İyiydi. İyileşiyordu. Geçiyordu. Belki de tamamen iyileşmişti. Kumandayı aldı eline. Yatağın tam karşısındaki televizyonu açtı. Salak sabah programlarını zapladı biraz. Sonra bir çizgi filme takıldı. Tom Ve Jerry...

Az önce bulduğu gülümsemeyi tekrar takınıp izlemeye başladı. Jerry ufak yaramazlıklar yapıyor, Tom da onu yakalamak için beceriksiz hamlelere girişip, komik durumlara düşüyordu. Bir süre sonra bokunu çıkarmaya başladı Jerry. Tom, Jerry'i yakalayamayacağını anlamış ve pes etmişti çoktan. Şerefsiz fare rahat dursa Tom ona dönüp bakmayacaktı bile. Ama Jerry ipnesi durmak bilmiyor, şımardıkça şımarıyor, Tom'u taciz edip zavallı hallere düşürüyordu. Önce üzerine benzin döküp bütün tüylerini yaktı, sonra evin balkonundan betona çakılmasına neden oldu. Peşinden hileyle dinamit lokumu yutturup fitili ateşledi. Parçaları duvarlara yapıştı Tom'un...

Adamın sol tarafı tekrar hareketlenmeye başladı. Gözlerinden akan yaşları fark ettiğinde tişörtünün çene altı kısmı hayli ıslanmıştı. "Keşke ölse Tom" dedi. Fakat allah kahretsin ki kedilerin gerçek hayatta dokuz, çizgi filmlerde ise sonsuz canı vardı. Bir türlü ölemiyordu Tom. Jerry de iyice pervasızlaşmış, akla gelmez işkencelere devam ediyordu...

Daha fazla dayanamadı. Televizyonu kapatıp kumandayı fırlattı. "Amına kodumun faresi!" diye bağırmaya başladı. Hem bağırıyor hem ağlıyordu. "Amına kodumun faresi!!!"

Sesleri duyan annesi telaşla aşağı indi. Cenin pozisyonunda, titreyerek ve ağlayarak "amına kodumun faresi" diye bağırırken buldu onu. Yatağın kenarına oturup, "Tamam oğlum, geçti" dedi. "Geçti tamam." Oğlunun başını okşadı usul usul. Önce bağırmayı, sonra ağlamayı, en sonunda da titremeyi kesti adam. Annesinin eli saçında, yarı bilinçli ve biçimsiz bir tavşan uykusuna sızdı...

Babası geldi sonra. Babasının sesini duydu. Babası annesine, "yine mi başladı?" dedi, titreyen sesiyle. "Yok" dedi annesi, "Fare girmiş odaya, ondan korkup bağırmış. İyileşti benim oğlum. Yok bir şeyi!"

"Anne!! Anne yağmur başladı bak. Çekme hiç e mi ellerini saçlarımdan..."

1 yorum: