Neden bu kadar çok kitap okuyorsun?
- Yapacak daha iyi bir şey aklıma gelmediği için..
Neden bu kadar çok kitap okuyorsun?
- Yazamadığım için..
Neden bu kadar çok kitap okuyorsun?
- Ne yapayım? Aptallıklarınızın bir parçası mı olayım? Bana böyle bir soru soran biriyle bir kaç saat konuşmak zorunda kalmaktansa ömrüm boyunca kitaplara gömülmeyi tercih ediyorum..
Neden bu kadar çok kitap okuyorsun?
- İnsan sevmiyorum ben. Gerçek insanları sevmiyorum. Fazla sıkıcılar. O yüzden kitaplarda bulduğum ve gerçek olmadıklarını bildiğim insanlar ruhumu dinlendiriyor..
Neden bu kadar çok kitap okuyorsun?
- "Sorma neden niçin, her şey yalnızlıktan.."
Neden bu kadar çok kitap okuyorsun?
- Küçüklüğümden beri böylesine şaşkın sorularla karşılaştığımda ne cevap vereceğimi bilemediğim için..
Neden bu kadar çok kitap okuyorsun?
- Neden insanlar bu kadar az kitap okuyor?
Neden bu kadar çok kitap okuyorsun?
- Neden balıklar su altında boğulmuyorlar? neden kediler hep dört ayaklarının üstüne düşüyor? neden sevdiğimiz ölüler ve sevmediğimiz diriler çok...
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
28 Şubat 2012 Salı
25 Şubat 2012 Cumartesi
Tesirsiz Parçalar 111..
111.
Olur olmaz ne varsa havale ettiğimiz zaman
zaman ki bir yerde geçip gitmeye mecbur
bir sen varsın her türlü geçmelerin dışında
bir de haftada bir iki rakı içtiğim geceler
aklımın ermediği bir yer burası bu dünya
kediler ve zabıtalar ve benzini bitmiş zippo
başımla beraber dönerken beraberimde her şey
belki hayat aslında biçimsiz bir kontrplak
kontrplak ki annemin en sevdiği malzemedir
anneler neyin sevilmesi gerektiğini çok iyi bilir
bir ben varım uzağında her türlü bilmelerin
okuduğum kitaplar ve yalanlar ve yalanlar
yavaş yavaş arttıkça kanımdaki ispirto
şaşmaktan vazgeçiyorum anneme sana ve hayata
hayat dediğimiz şey komple bir düzmecedir
erken kaybeden herkes önce kendine yenilir..
Olur olmaz ne varsa havale ettiğimiz zaman
zaman ki bir yerde geçip gitmeye mecbur
bir sen varsın her türlü geçmelerin dışında
bir de haftada bir iki rakı içtiğim geceler
aklımın ermediği bir yer burası bu dünya
kediler ve zabıtalar ve benzini bitmiş zippo
başımla beraber dönerken beraberimde her şey
belki hayat aslında biçimsiz bir kontrplak
kontrplak ki annemin en sevdiği malzemedir
anneler neyin sevilmesi gerektiğini çok iyi bilir
bir ben varım uzağında her türlü bilmelerin
okuduğum kitaplar ve yalanlar ve yalanlar
yavaş yavaş arttıkça kanımdaki ispirto
şaşmaktan vazgeçiyorum anneme sana ve hayata
hayat dediğimiz şey komple bir düzmecedir
erken kaybeden herkes önce kendine yenilir..
22 Şubat 2012 Çarşamba
Tesirsiz Parçalar 110..
110.
Bazı geceler, zaman duracak kadar yavaşlar. Böyle anlarda insan kendine anımsayıp kederleneceği bir anı seçer istemeden. Binlerce kötü anı içinden en çok canını yakanı bulup çıkartır bilinç ve öncesinin arafındaki çöplükten. Bazı geceler, zaman akmayı unutur. Canını ısırmak ister insan geçemeyen saatler boyunca. Belleği, yıllarca şımartıldıktan sonra terk edilen, artık sokak köpeği olmayı beceremeyen ama gidecek bir evi de olmayan zavallı bir kaniş acınasılığıyla oradan oraya atlayıp durur. Bazı geceler, zaman bir yerlerde takılıp kalır. Bazı şarkılar sadece böyle zamanda dinleyelim diye vardır. Bazı şiirler ancak böyle zamanlarda anlaşılabilir. Bazı hikayelere sadece ve sadece böyle zamanlarda katlanılabilir. Bazı geceler, zaman buzdan bir bıçak kadar sert, soğuk ve şeffaftır. Görünmez bir el onu ruhumuzun en hassas noktasına batırır..
Bazı geceler, zaman duracak kadar yavaşlar. Böyle anlarda insan kendine anımsayıp kederleneceği bir anı seçer istemeden. Binlerce kötü anı içinden en çok canını yakanı bulup çıkartır bilinç ve öncesinin arafındaki çöplükten. Bazı geceler, zaman akmayı unutur. Canını ısırmak ister insan geçemeyen saatler boyunca. Belleği, yıllarca şımartıldıktan sonra terk edilen, artık sokak köpeği olmayı beceremeyen ama gidecek bir evi de olmayan zavallı bir kaniş acınasılığıyla oradan oraya atlayıp durur. Bazı geceler, zaman bir yerlerde takılıp kalır. Bazı şarkılar sadece böyle zamanda dinleyelim diye vardır. Bazı şiirler ancak böyle zamanlarda anlaşılabilir. Bazı hikayelere sadece ve sadece böyle zamanlarda katlanılabilir. Bazı geceler, zaman buzdan bir bıçak kadar sert, soğuk ve şeffaftır. Görünmez bir el onu ruhumuzun en hassas noktasına batırır..
5 Şubat 2012 Pazar
Dayımın Arkasından..
Sen o başkasıydın sahi artık bizimle olmayan
Ben ortalıkta dolaşan cep kanyağı muadili
Herkesin mi canı yanar bu işte bir yalnızlık var
Yalnız atlar bile koşamaz Napolyon'un atı hariç
Napolyon ki Waterloo'yu gördü yine ölmedi
Ölüm bu kolaysa da ha deyince ölünmüyor
Dayım öldü üç gün önce kimse beni anlamıyor..
"Acta est fabula" diye bir şey gördüm ben bir yazı
Çok içtim bu akşam rakı anlamadım başta bir şey.
Ayıldım sonra öğrendim Sezar'ın son sözleriymiş
Oyun bitti demekmiş bak sen allahın işine
Oyun bitmez yüce Sezar sen bitersin ben biterim
Dayım bile öldü bak yine oyun bitmedi
Yaşamak kirli bir oyun yaşlandıkça anladım
Anladım ağladıkça ağladıkça anladım..
Ben ortalıkta dolaşan cep kanyağı muadili
Herkesin mi canı yanar bu işte bir yalnızlık var
Yalnız atlar bile koşamaz Napolyon'un atı hariç
Napolyon ki Waterloo'yu gördü yine ölmedi
Ölüm bu kolaysa da ha deyince ölünmüyor
Dayım öldü üç gün önce kimse beni anlamıyor..
"Acta est fabula" diye bir şey gördüm ben bir yazı
Çok içtim bu akşam rakı anlamadım başta bir şey.
Ayıldım sonra öğrendim Sezar'ın son sözleriymiş
Oyun bitti demekmiş bak sen allahın işine
Oyun bitmez yüce Sezar sen bitersin ben biterim
Dayım bile öldü bak yine oyun bitmedi
Yaşamak kirli bir oyun yaşlandıkça anladım
Anladım ağladıkça ağladıkça anladım..
31 Ocak 2012 Salı
Blueski Şiir..
Gülümsemeli zamanlardı öncesi tarihimizin
enteresan şeyler dinlerdik blueskiden güzeldi
solcuyduk en önemli şey paylaşmak sanıyorduk
baktık sonra gördük paylaştıkça azaldığımızı
dağıldık azar azar sonunda bu hale geldik..
Rabbim, şimdi içimde katından ırak bir korku
terli hayvanlar gibiyim yok yere telaşlanmış
söylesene okuduğum kitapların hangisinde
karşılığını bulabilirim hüznümün?
büyüdükçe büyüyor öfkem anneme devlete kendime
annem sinirlendiğinde epilepsi krizi geçiriyor
ben desem bir yerinde takılıp kaldım hayatın
ve devletin bekasından sual olunmaz amenna
kendime gücüm yetmiyor
devlete gücüm yetmiyor
bir anneme yetiyor gücüm
bağırıyorum avazım çıktığınca..
enteresan şeyler dinlerdik blueskiden güzeldi
solcuyduk en önemli şey paylaşmak sanıyorduk
baktık sonra gördük paylaştıkça azaldığımızı
dağıldık azar azar sonunda bu hale geldik..
Rabbim, şimdi içimde katından ırak bir korku
terli hayvanlar gibiyim yok yere telaşlanmış
söylesene okuduğum kitapların hangisinde
karşılığını bulabilirim hüznümün?
büyüdükçe büyüyor öfkem anneme devlete kendime
annem sinirlendiğinde epilepsi krizi geçiriyor
ben desem bir yerinde takılıp kaldım hayatın
ve devletin bekasından sual olunmaz amenna
kendime gücüm yetmiyor
devlete gücüm yetmiyor
bir anneme yetiyor gücüm
bağırıyorum avazım çıktığınca..
28 Ocak 2012 Cumartesi
Tesirsiz Parçalar 109..
109.
Eskiden de zayıftım, hiçbir şeye gücüm yetmezdi, korkaktım.. Bir kere, tek bir kere üzerine gidebilseydim korkularımın her şey çok farklı olabilirdi. Olmadı,yapamadım. İlkokulda bir kız vardı. Gülistan.. Sınıfın bütün erkekleri kızın bıyıkları var diye gördükleri yerde acımasızca alay ederlerdi. İçimden hepsinin ağzını burnunu kırıp kızı kollamak geçerdi hep. Korktum.. Onlara katılıp, içim kan ağlarken ben de gülüp dalga geçtim. Sonra, yine ilkokulda okul müdürü herkesin içinde Murat'ı tokatlamıştı. Okulun hademesiydi Murat, dilsizdi. Temizlediği parke zeminin üzerine arkadaşlarım bilerek ayran dökmüşlerdi. Müdür de işini doğru yapmıyor diye gözümüzün önünde dövdü onu. Haykırmak, yakasına yapışıp onun suçu yok ,biz yaptık vurma ona demek istedim, diyemedim. Korktum.. Onlarla birlikte ben de güldüm. Mahalle arkadaşlarımın en büyük eğlencesi yakaladıkları cılız kedilerin kuyruklarına teneke bağlayıp çırpınmalarını seyretmekti. Her seferinde ruhum, kedilerin kuyruğundan daha çok kanardı .Bir kez olsun sesimi çıkaramadım, engel olamadım onlara. Korktum.. Sonra korkaklık karakterim oldu benim! İşe girdim kovulmaktan korktum, büyüdüm yaşlanmaktan korktum, aşık oldum terk edilmekten korktum. Sarhoş olur saçmalarım korkusuyla bir kez bile sonuna kadar içemedim, başkaları ne der dedim. Korktum.. Ölmekten korktum, gitmekten korktum, sevmekten korktum.. Korku bütün hücrelerimi ele geçirdi. Ve bu gün anlıyorum ki, ben aslında en çok korkularımla yüzleşmekten korktum..
Eskiden de zayıftım, hiçbir şeye gücüm yetmezdi, korkaktım.. Bir kere, tek bir kere üzerine gidebilseydim korkularımın her şey çok farklı olabilirdi. Olmadı,yapamadım. İlkokulda bir kız vardı. Gülistan.. Sınıfın bütün erkekleri kızın bıyıkları var diye gördükleri yerde acımasızca alay ederlerdi. İçimden hepsinin ağzını burnunu kırıp kızı kollamak geçerdi hep. Korktum.. Onlara katılıp, içim kan ağlarken ben de gülüp dalga geçtim. Sonra, yine ilkokulda okul müdürü herkesin içinde Murat'ı tokatlamıştı. Okulun hademesiydi Murat, dilsizdi. Temizlediği parke zeminin üzerine arkadaşlarım bilerek ayran dökmüşlerdi. Müdür de işini doğru yapmıyor diye gözümüzün önünde dövdü onu. Haykırmak, yakasına yapışıp onun suçu yok ,biz yaptık vurma ona demek istedim, diyemedim. Korktum.. Onlarla birlikte ben de güldüm. Mahalle arkadaşlarımın en büyük eğlencesi yakaladıkları cılız kedilerin kuyruklarına teneke bağlayıp çırpınmalarını seyretmekti. Her seferinde ruhum, kedilerin kuyruğundan daha çok kanardı .Bir kez olsun sesimi çıkaramadım, engel olamadım onlara. Korktum.. Sonra korkaklık karakterim oldu benim! İşe girdim kovulmaktan korktum, büyüdüm yaşlanmaktan korktum, aşık oldum terk edilmekten korktum. Sarhoş olur saçmalarım korkusuyla bir kez bile sonuna kadar içemedim, başkaları ne der dedim. Korktum.. Ölmekten korktum, gitmekten korktum, sevmekten korktum.. Korku bütün hücrelerimi ele geçirdi. Ve bu gün anlıyorum ki, ben aslında en çok korkularımla yüzleşmekten korktum..
27 Ocak 2012 Cuma
Tesirsiz Parçalar 108..
108.
Zenon'un da dediği gibi. Akhillus bir kaplumbağayla yarışmaya kalkarsa eğer ve süratine güvenip kaplumbağanın koşuya biraz önden başlamasına izin verirse onu bir daha asla yakalayamaz. Ne demek istediğimi anlamayanlar bilgisayarlarının arama motorlarına Zenon Paradoksu yazıp Enter'a bassınlar çünkü benim kafam şu an detaylı olarak anlatabilecek kadar basmıyor. Küçük zamanlar birikti, büyük şeyleri ezip geçti. Bu baskılara bu sertliğe dayanamam diyordum; zamanla her şey yumuşadı. Düşünceler insanın canını acıtmıyor, biraz sersemletiyor o kadar. Şiddet değil, süreklilik insanı yıkıyor.. Zamanın her şeye ilaç olduğu, zamanla her acının azalıp sağalacağı, acının başlangıcında başkalarından duyduğum beylik laflarken nasıl da anlamsız geliyordu oysa. Olmaz diyordum, bütün insanlık yanılıyor. Beni anlamadıklarını zannediyordum, başlarından savıyorlar, geçer diyorlar, unutursun, azalır, yeni yaşantılar bindi mi acının üzerine bu günleri hatırlar gülümsersin. Evet, bu kez haklı çıktılar. Küçük zamanlar birikti ve tek başına hiçbir anlamı olmayan birbirlerinden bağımsız küçük yaşantılar iradem dışında bir araya gelip bana yeni bir şey öğretti. An ve zaman sabit aslında, küçük quarklardan başka bir şey değil süregeldiğini zannetiğimiz "zamanlar". Bir taraftan birikiyor ama öte yandan sabit. İlerlemiyor aslında, birikiyor ve yığılıyor.. Acıyı azaltan da aslında üzerinden zaman geçmesi falan değil bu birikme ve yığılma..Tabi bu söylediklerim yığılma ve birikmeler sonucunda güzel şeyler olacağı yanılsamasına zinhar neden olmamalı. Velhasıl, sakin olmak lazım. Akıllı olmak lazım..
Zenon'un da dediği gibi. Akhillus bir kaplumbağayla yarışmaya kalkarsa eğer ve süratine güvenip kaplumbağanın koşuya biraz önden başlamasına izin verirse onu bir daha asla yakalayamaz. Ne demek istediğimi anlamayanlar bilgisayarlarının arama motorlarına Zenon Paradoksu yazıp Enter'a bassınlar çünkü benim kafam şu an detaylı olarak anlatabilecek kadar basmıyor. Küçük zamanlar birikti, büyük şeyleri ezip geçti. Bu baskılara bu sertliğe dayanamam diyordum; zamanla her şey yumuşadı. Düşünceler insanın canını acıtmıyor, biraz sersemletiyor o kadar. Şiddet değil, süreklilik insanı yıkıyor.. Zamanın her şeye ilaç olduğu, zamanla her acının azalıp sağalacağı, acının başlangıcında başkalarından duyduğum beylik laflarken nasıl da anlamsız geliyordu oysa. Olmaz diyordum, bütün insanlık yanılıyor. Beni anlamadıklarını zannediyordum, başlarından savıyorlar, geçer diyorlar, unutursun, azalır, yeni yaşantılar bindi mi acının üzerine bu günleri hatırlar gülümsersin. Evet, bu kez haklı çıktılar. Küçük zamanlar birikti ve tek başına hiçbir anlamı olmayan birbirlerinden bağımsız küçük yaşantılar iradem dışında bir araya gelip bana yeni bir şey öğretti. An ve zaman sabit aslında, küçük quarklardan başka bir şey değil süregeldiğini zannetiğimiz "zamanlar". Bir taraftan birikiyor ama öte yandan sabit. İlerlemiyor aslında, birikiyor ve yığılıyor.. Acıyı azaltan da aslında üzerinden zaman geçmesi falan değil bu birikme ve yığılma..Tabi bu söylediklerim yığılma ve birikmeler sonucunda güzel şeyler olacağı yanılsamasına zinhar neden olmamalı. Velhasıl, sakin olmak lazım. Akıllı olmak lazım..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)