Gitmek istiyorum derken dudakları titriyordu. Dudakları, intihar tereddütü yaşayan onuncu kez yakalanmış asker kaçağıydı. Son kez uzattığı eli ter içindeydi. Avuçları, saunaya kilitlenmiş mülteci penguen yavrusu kadar ürkekti. Hoşça kal derken benim olmadığım her yere değdi gözleri. Gözleri, fetiş eşyalar satan mağazada aranıp da bulunamayan her şeydi. Dükkanı mühürlenmiş genelev patroniçesi tedirginliğiydi yüzünün tamamında gördüğüm. Gözbebekleri bile titriyordu. Belli ki zorluk çıkaracağımdan korkuyordu. Onca çok uzun bence çok kısa bir sessizlikten sonra 'tamam' dedim. 'Tamam git, ama Boncuk bende kalacak.' Boncuk birlikte aldığımız ilk 'içinden oyuncak çıkan yumurta'nın içinden çıkan oyuncaktı. Herhangi bir boncuğa falan benzediği yoktu, herhangi bir boka benzediği de yoktu aslında. Ama sevimliydi işte. Koca kafalı bir dinozor tarafından tecavüze uğradıktan sonra istemeden hamile kalmış bir koalanın yavrusunu andırsa da, sevimliydi. Ve ilkti.. Görür görmez kutsamıştım kendisini. Oracıkta karar verdik. Sırayla yanımızda taşıyacaktık onu ve ne olursa olsun yanımızdan ayırmayacaktık. İlk gün bende kalacaktı, sonraki görüşmemizde ona verecektim ertesi görüşmemizde o bana verecekti ve bu döngü biz görüşmeye devam ettikçe devam edip gidecekti. Etti de. O güne kadar..
'Boncuk bende kalacak' dedim.Başka hiçbir şartım yoktu. Hafifçe gülümsedi, problem çıkarmamış olmam onu rahatlatmış gibiydi. Ben tamam dediğimde benden başka hiç kimsenin farketmeyeceği bir müstehzilikle gülümsedi. 'Olur' dedi. 'Senin olsun.' Çantasından çıkardı, alelacele avuçlarıma bıraktı ve bir kaç aptal veda cümlesi mırıldanarak çekip gitti..
O an anladım ki Boncuk onun umurunda bile değildi. Galiba ben de değildim. Avucumda gayrı meşru dinozor yavrusu tek başıma oturdum bir süre. Bayılana kadar ağlamak, peşinden koşup ağzını burnunu kırmak, önüme ilk çıkan meyhaneye kendimi kapatıp anason götümden fışkırana kadar rakı içmek ve hiçbir şey yapmamak arasında gidip geldi bir süre zavallı aklım. Hiçbirini yapmadım. Hesabı ödeyip usulca kalktım. Önüme ilk çıkan bakkala girip bir tane 'içinden oyuncak çıkan yumurta' aldım. Ertesi gün bir tane daha, sonra bir tane daha, sonra bir...
750 tane oyuncağım var benim. Ama hala en çok sevdiğim ve hiç yanımdan ayırmadığım o ilk oyuncak. Ne zaman kendimi ve zekamı birazcık önemsediğimi farketsem, elim hemen cebime gider. Sakin sakin Boncuğu okşarım dışarı çıkarmadan. O an yüzümde salakça bir gülümseme belirir. 'Salaksın lan' derim kendi kendime 'malın önde gidenisin, sakın kendini bir bok zannetmeye kalkma..'
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
13 Mayıs 2011 Cuma
12 Mayıs 2011 Perşembe
Müteveffa Şiir..
Ben bir kere ölmüştüm ve sen yanımda yoktun
bir kere ben sen yanımda yoksun diye ölmüştüm
artık yanımda olmaman sadece lüks eksikliği
kedi değilim tek canım var ben o zaman ölmüştüm
Ben o zaman ölmüştüm sen şimdi duyuyorsun
konuştuğun bir ceset, aklını mı kaybettin
tüketim çılgınısın sen tükkettin mi dönmemelisin
bir ölüyü problem çıkarmaya zorluyorsun
Ölmüştüm ben kafanı çevirseydin görürdün
ama olsun sana sırt çevirmek de yakışıyor
hadi canım oyalanma al voltanı yavaştan
saçların cenaze levazımatçısı gibi kokuyor..
bir kere ben sen yanımda yoksun diye ölmüştüm
artık yanımda olmaman sadece lüks eksikliği
kedi değilim tek canım var ben o zaman ölmüştüm
Ben o zaman ölmüştüm sen şimdi duyuyorsun
konuştuğun bir ceset, aklını mı kaybettin
tüketim çılgınısın sen tükkettin mi dönmemelisin
bir ölüyü problem çıkarmaya zorluyorsun
Ölmüştüm ben kafanı çevirseydin görürdün
ama olsun sana sırt çevirmek de yakışıyor
hadi canım oyalanma al voltanı yavaştan
saçların cenaze levazımatçısı gibi kokuyor..
10 Mayıs 2011 Salı
İstanbul Seninle Tamam..
Sen şimdi ordasın diye nasıl güzeldir İstanbul
Artık eksiği kalmadı, seninle güzeldir İstanbul
Canımın içi, boğaza baktıysan hele,
dünya gözüyle buluştuysa Haliç'le gözlerin
Nasıl da tamamlanmıştır ikinizin de mavisi
Ellerin şifa dağıtır dokundukça,
Pera'nın yosunlu duvarlarına.
Galata kulesinin restorasyonu tamamlanır.
İhmal etme yedi tepenin hiçbirini.
Kutsasın varlığın teker teker her birini
Anlamını yitirmiş her semt seninle anlamlanır
Sen şimdi İstanbul'dasın ya
Kız Kulesinin kız kardeşi.
Artık başka her yer gurbettir
Sakın dönme, orada kal İstanbul seninle güzel
Bana artık usulca yanına sokulmak yakışır..
Artık eksiği kalmadı, seninle güzeldir İstanbul
Canımın içi, boğaza baktıysan hele,
dünya gözüyle buluştuysa Haliç'le gözlerin
Nasıl da tamamlanmıştır ikinizin de mavisi
Ellerin şifa dağıtır dokundukça,
Pera'nın yosunlu duvarlarına.
Galata kulesinin restorasyonu tamamlanır.
İhmal etme yedi tepenin hiçbirini.
Kutsasın varlığın teker teker her birini
Anlamını yitirmiş her semt seninle anlamlanır
Sen şimdi İstanbul'dasın ya
Kız Kulesinin kız kardeşi.
Artık başka her yer gurbettir
Sakın dönme, orada kal İstanbul seninle güzel
Bana artık usulca yanına sokulmak yakışır..
Tesirsiz Parçalar 37-38..
37.
Birer kahve içelim mi dedi. Olmaz dedim, çay içelim. Kahve içmek sıkıntılı iş, bin çeşit kahve var. Çoğunun ismini telaffuz etmekte bile zorlanırım. Sonra nerede içeceksin? Şöyle afili bir mekana gitmek gerekir. Çay öyle mi ama? Çay çaydır işte (tabi sütlü-buzlu çay v.s saçmalıklarını saymazsak eğer) çay sadece çaydır. Ve belki de bu yüzden çok güzeldir. Uzun boylu düşünmeye zorlamaz insanı. En fazla açık ya da demli içme opsiyonun vardır. Çay iyidir, beraberinde buğulu bir samimiyet getirir..
38.
Depresyon belirtileri gösterdiğimde çevremdeki insanların bana sundukları kurtuluş reçeteleri;
Annem : İki rekat namaz kıl da yüreğin ferahlasın.
Babam : (Gıyabımda) Evlendiremedik gitti bu herifi olacağı bu işte, iyice tohuma kaçtı hıyar !
Murat : Siktiret hacı ya takma kafana hiçbir şeyi.
Berkant : O değil de n'olur bu akşam Liverpool maçı?
Kardeşim : Oğlum rapor al üç beş gün git dolaş bir yerlerde. Paran var pulun var mal oturuyon evde akşama kadar ondan sonra da kendi kendine bunalıyon tabi.
Efe : Abii, oyun oynayalım mı?
Çelik : Hayat çok boktan be usta !!
Ben : Öff, dağılın lan !!!
Birer kahve içelim mi dedi. Olmaz dedim, çay içelim. Kahve içmek sıkıntılı iş, bin çeşit kahve var. Çoğunun ismini telaffuz etmekte bile zorlanırım. Sonra nerede içeceksin? Şöyle afili bir mekana gitmek gerekir. Çay öyle mi ama? Çay çaydır işte (tabi sütlü-buzlu çay v.s saçmalıklarını saymazsak eğer) çay sadece çaydır. Ve belki de bu yüzden çok güzeldir. Uzun boylu düşünmeye zorlamaz insanı. En fazla açık ya da demli içme opsiyonun vardır. Çay iyidir, beraberinde buğulu bir samimiyet getirir..
38.
Depresyon belirtileri gösterdiğimde çevremdeki insanların bana sundukları kurtuluş reçeteleri;
Annem : İki rekat namaz kıl da yüreğin ferahlasın.
Babam : (Gıyabımda) Evlendiremedik gitti bu herifi olacağı bu işte, iyice tohuma kaçtı hıyar !
Murat : Siktiret hacı ya takma kafana hiçbir şeyi.
Berkant : O değil de n'olur bu akşam Liverpool maçı?
Kardeşim : Oğlum rapor al üç beş gün git dolaş bir yerlerde. Paran var pulun var mal oturuyon evde akşama kadar ondan sonra da kendi kendine bunalıyon tabi.
Efe : Abii, oyun oynayalım mı?
Çelik : Hayat çok boktan be usta !!
Ben : Öff, dağılın lan !!!
6 Mayıs 2011 Cuma
Tesirsiz Parçalar 34-36..
34.
Bedenimin içindeki boşluk ya da ruhumun ağırlığı 'hiç' mertebesine ulaştığında; yani beni çevreleyen havanın ağırlığından daha hafif olduğumda, aramızdaki aşılmaz gibi görünen mesafe sıfırlanacak ve ben yanıbaşında olacağım. Bu nasıl gerçekleşecek? Henüz emin değilim. Ama tam olarak bununla ilgili bir rüya gördüm, üstelik alkolsüzdü. Çalışmalara başladım bile, bekle. Şimdilik, bitti..
35.
Doğum günün kutlu olsun!!
Tam 33 yaşındasın. 33 yaş bugüne kadar başına önemli şeyler geldiğini anlaman için önemli bir yaş. Allah, İsa'yı 33'ünde yanına aldı. Vardır elbet bir bildiği. Geçen 33 yılı hayal kırıklıkları ve pişmanlıklarla özetliyorsun. Olsun.. Kimselerin umurunda olmasan da mühimdir 33 yaş. Kutlu olsun..
36.
Kadınları severim. En çok onlar üzdü beni. Olsun. Annem de kadın sonuçta. Annemi çok severim. Ama hiç belli etmem. Galiba benim en büyük hobim bu. Kimi ne kadar çok seversem o kadar az belli ederim. Kadınlar iyidir.. Kedileri sevmem. Ve bazı kadınlar kedilere benzer. Kadınları severim ama kedileri sevmem. Kedilere benzeyen kadınları sevmem. Kadınlara benzeyen kedileri hiç sevmem. Yeterince içersem kedilere benzeyen kadınlara biraz sempati duyabilirim ama her koşulda kadınlara benzeyen kedileri sevmem. Pek uyuyamıyorum ben. İnsomnia dedi doktor. Gebermeyesice dedi annem. İyidir annem. Bir de bizim mahallede kadın az, kedi çok. Kedileri sevmem, kadınlar iyidir. Aslında kediler üzmez, kadınlar üzer. Ama yine de ben kadınları severim, kedileri sevmem..
Bedenimin içindeki boşluk ya da ruhumun ağırlığı 'hiç' mertebesine ulaştığında; yani beni çevreleyen havanın ağırlığından daha hafif olduğumda, aramızdaki aşılmaz gibi görünen mesafe sıfırlanacak ve ben yanıbaşında olacağım. Bu nasıl gerçekleşecek? Henüz emin değilim. Ama tam olarak bununla ilgili bir rüya gördüm, üstelik alkolsüzdü. Çalışmalara başladım bile, bekle. Şimdilik, bitti..
35.
Doğum günün kutlu olsun!!
Tam 33 yaşındasın. 33 yaş bugüne kadar başına önemli şeyler geldiğini anlaman için önemli bir yaş. Allah, İsa'yı 33'ünde yanına aldı. Vardır elbet bir bildiği. Geçen 33 yılı hayal kırıklıkları ve pişmanlıklarla özetliyorsun. Olsun.. Kimselerin umurunda olmasan da mühimdir 33 yaş. Kutlu olsun..
36.
Kadınları severim. En çok onlar üzdü beni. Olsun. Annem de kadın sonuçta. Annemi çok severim. Ama hiç belli etmem. Galiba benim en büyük hobim bu. Kimi ne kadar çok seversem o kadar az belli ederim. Kadınlar iyidir.. Kedileri sevmem. Ve bazı kadınlar kedilere benzer. Kadınları severim ama kedileri sevmem. Kedilere benzeyen kadınları sevmem. Kadınlara benzeyen kedileri hiç sevmem. Yeterince içersem kedilere benzeyen kadınlara biraz sempati duyabilirim ama her koşulda kadınlara benzeyen kedileri sevmem. Pek uyuyamıyorum ben. İnsomnia dedi doktor. Gebermeyesice dedi annem. İyidir annem. Bir de bizim mahallede kadın az, kedi çok. Kedileri sevmem, kadınlar iyidir. Aslında kediler üzmez, kadınlar üzer. Ama yine de ben kadınları severim, kedileri sevmem..
Kişisel Haçlı Seferi..
Şeytan Ortadoğu'da aşkım işi başından aşkın
Gel biz girelim günaha sonra tövbe ederiz
Yavaş yavaş dağılırken kanımızda rakı
Kanımca bizden haklı hiç kimse yok
Hakedilmiş bir sevişme nasıl da kıymetli
-ki solculuk yıllarımdan kalma alışkanlıktır
hangi cümlede haklı hukuklu laflar geçse
ayak baş tırnaklarım devrim türküleri söyler-
Neyse, bunları boşver..
Konuşmaya başlamadan öpüşsek ya!
Ağzından sızan sıvı beni nasıl da kutsar.
Boynumun üstü Kudüs
Sen aslan yürekli Richard
Durma saldır hadi aşkım
Başlasın haçlı seferi..
Gel biz girelim günaha sonra tövbe ederiz
Yavaş yavaş dağılırken kanımızda rakı
Kanımca bizden haklı hiç kimse yok
Hakedilmiş bir sevişme nasıl da kıymetli
-ki solculuk yıllarımdan kalma alışkanlıktır
hangi cümlede haklı hukuklu laflar geçse
ayak baş tırnaklarım devrim türküleri söyler-
Neyse, bunları boşver..
Konuşmaya başlamadan öpüşsek ya!
Ağzından sızan sıvı beni nasıl da kutsar.
Boynumun üstü Kudüs
Sen aslan yürekli Richard
Durma saldır hadi aşkım
Başlasın haçlı seferi..
5 Mayıs 2011 Perşembe
Helallik..
Sırtını son kez gördüğümden beri
yüzümde, gidiş yönünde tekerlek izleri.
Mor gabriel, Neve-Şalom, Sultanahmet.
Hepsinin fotoğrafı önünde tek tek allaha yalvardım
dinle diye beni.
Şaşırma, ne de olsa hepsi
aynı allahın evi..
Çok hakkın var üstümde helal etmezsen
kul hakkı bu, şaka değil eğer helal etmezsen
dua etmeyi bir yana bırak
camiye gidip allahın halısına bile basamam utancımdan..
Ailesince dışlanmış cüzzamlı bir kurbağayım.
Kendime bile fazlayım bu ayıp bana yeter
Büyüklük sende kalsın, beni affet,
hem sen affedersen, belki allah da affeder..
yüzümde, gidiş yönünde tekerlek izleri.
Mor gabriel, Neve-Şalom, Sultanahmet.
Hepsinin fotoğrafı önünde tek tek allaha yalvardım
dinle diye beni.
Şaşırma, ne de olsa hepsi
aynı allahın evi..
Çok hakkın var üstümde helal etmezsen
kul hakkı bu, şaka değil eğer helal etmezsen
dua etmeyi bir yana bırak
camiye gidip allahın halısına bile basamam utancımdan..
Ailesince dışlanmış cüzzamlı bir kurbağayım.
Kendime bile fazlayım bu ayıp bana yeter
Büyüklük sende kalsın, beni affet,
hem sen affedersen, belki allah da affeder..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)